Anne ve Babalar Dikkat!


Çocuklar, televizyonda izlediği her şeyden iyi ya da kötü bir şekilde etkilenmektedir. Çocukların yaşları, gelişimleri ve programların içerikleri önemlidir. Bu konuda ebeveynlere çok görev düşüyor.
Çocuklar 2,5 yaşından itibaren davranışları ve kişileri taklit etmeye başlar. Televizyonda ve çevresinde ne görürse onu yapmak isteyecek ve yapacaktır. Bu yüzden çocuklar, özellikle şiddet içerikli programlardan uzak tutulmalıdır, çizgi film bile olsa.
Bazı çizgi filmler öğrenmeye teşvik edici, aynı zamanda eğlendirici ve öğretici olabiliyor. Örneğin; bir ara yayınlanan 'Deprem Dede' çizgi filmi, doğal afetler konusunda çocukları bilinçlendirirken aynı zamanda eğlendirmiştir. Herkesin bildiği ve severek izlediği 'Pepe' de öyle, hem eğitiyor hem de eğlendiriyor. Böyle çok çizgi film sayabiliriz. 'Canım Kardeşim, Can, RGG Ayas, Niloya' gibi... Bu çizgi filmler de aile bağlarının önemini, hayvan sevgisini, arkadaşların faydasını ve dayanışmayı öğreten çizgi filmlerdir.
Kişiliklerini oluşturmada da etkilidir. Yardımseverlik, paylaşma, dayanışma, kendini uygun bir dille ifade etme gibi özellikler kazanırlar. Birçok bakış açısını öğrenirler. Ayrıca bu çizgi filmler çocukların kelime haznelerine yeni kelimeler eklenmesini sağlar ve bunu şarkılarla öğreterek müzikal yönlerini geliştirir. Bu konuda 'Sevimli Dostlar, Civil' gayet eğiticidir.
Çizgi filmlerin diğer bir olumlu etkisi de şudur, merak duygusu ve hayal etme özelliğini geliştirir. Çocukların hayal dünyası çok geniştir. Gördüğü insanları ve yerleri merak edip sormaya ve hayal etmeye ve böylece yaratıcılıklarını kullanmaya başlarlar. Yaşadıkları yerler dışında da yerler, gördüğü insanlar dışında da insanlar olduğunun bilincine varırlar. Sorgulamaya başlarlar.
Ayrıca bazı çizgi filmler çocuklar için örnek model oluşturur. Olumlu davranışlar sergileyen bu modelleri çocuk örnek alır ve hayatında uygulamaya koyar. Örneğin; Pepe'nin aile bireylerine olan saygısı ve sevgisi çocuklar için olumlu bir örnek modeldir.
Çizgi filmler çocukların kendilerini tanıyabilmelerine de yardımcı olur. Örneğin; erkek çocuklarının maç yapıp mavi renkte giyinmeleri ve kız çocuklarının evcilik oynayıp pembe renkte giyinmeleri buna birer örnektir. Cinsiyetine göre davranmasını öğrenir.
Bu olumlu etkileri çocuk üzerinde hissedebilmek için ebeveynlere çok iş düşüyor. Çocuğu sadece başından savmak için çizgi film karşısına oturtmamalıdırlar. İzledikleri çizgi filmleri kontrol etmeli ve çocuğa etkisini gözlemlemelidirler. Ayrıca çizgi film için bir süre belirlemeli ve bunu aşmamalıdırlar. Programın sonunda çocukla konuşmalı ve neler öğrendiğini denetlemelidirler. Çocuk merak edip soru soracaktır mutlaka, tüm soruları uygun bir üslupla cevaplamalıdırlar. Eğer ebeveynler çalışıyorsa, bakıcının da bu şekilde davranması konusunda uyarılmalıdır.
Televizyonun etkisi her çocuk üzerinde aynı değildir. Olumlu etkileri olduğu gibi olumsuz etkileri de olabilir. Bu da ailevi özelliklerine, çevresine ve çocuğun kişiliğine bağlıdır.
Özellikle şiddet ve cinsellik konuları, çocuklarda olumsuz etkilere sebep olabiliyor. Bu konulardaki hassasiyeti söz konusu olan çizgi filmlerde de göstermeliyiz, çünkü her ne kadar masum görünseler de tehlikeli olabilirler. Örneğin; 'Ninja Kaplumbağalar', her bölümde birileriyle savaşıyor, oradan orana atlıyor ve onlara hiçbir şey olmuyor. 'Tom ve Jerry' de öyle, her ne kadar bize sevimli görünseler de çocuklar açısından öyle değil aslında. Çünkü çocuklar henüz gerçekle hayali birbirinden ayırt edemez ve aynı durumda onlara da bir şey olmayacağını düşünürler. Hatta kendini Örümcek Adam zannedip balkondan atlayan çocukların haberlerini de izlemişsinizdir. Onlar da bu olumsuz etkiye bir örnektir.

Can Dündar'ın eleştirisi doğru, "Tom ve Jerry'yi ekrana sürerken, belki de şiddete sevimli bir maske giydirmiş ve çocukların bilinçaltına işlemiş oluyoruz."
Çizgi filmlerin olumsuz etkileri şiddete yöneltme, hareketsizleştirme ve gerçeklikten kopma şeklinde olabilir.
Şiddet içerikli çizgi film izleyen çocuklar daha gergin ve agresif olup daha fazla kavga ederler. Ayrıca çevresindeki kişilere karşı sabırsız ve asidirler.Bir araştırmaya göre, günde ortalama 3 - 4 saat televizyon izleyen çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite rahatsızlığı görülmesi olasılığı daha yüksektir.
Olumlu etkileri sürekli kılmak gibi, bu olumsuz etkileri de azaltmak ebeveynlerin elindedir. Çocukların televizyon izlemesi için saatler belirlenmeli ve belli bir program oluşturulmalıdır. Sonrasında çocukla konuşulmalı ve ne izlediği sorulmalıdır. Vereceği cevaplar ebeveynleri bilgilendirici ve yönlendirici olacaktır. Çocuğun izlediği programların şiddet ve cinsellik içermediğine emin olunmalıdır.

Söz konusu çizgi film bile olsa verilmesi gereken mesaj doğru algılanmalı ve çocuk o şekilde yönlendirilmelidir.

0 yorum:

Yorum Gönder